E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.
BORSAGUNDEM.COM – DIŞ HABERLER SERVİSİ
ABD borsalarındaki rekor yükseliş sürerken resesyon ihtimaliyse gün geçtikçe daha az fiyatlanır hale geldi. Ancak aşırı derecede ayı piyasasına inanan bazı yatırımcılar hemen her köşede borsaları çökertecek bir dizi felaketin yaklaştığı tahminlerine devam ediyorlar.
MarketWatch yazarı Michael Brush ise ABD borsasının bu yılı %5 ila %10 arasında bir düşüşle tamamlamasını bekliyor. Borsa uzmanının bu olumlu beklentisinin üç temel dayanağı var: ABD ekonomisi bir resesyona düşmeyecek, enflasyon düşmeye devam edecek ve temkinli yatırımcıların borsaya gelmesi hisse senetlerini daha yukarı taşıyacak.
Ancak Brush karşıt görüşleri de anlamanın önemli olduğuna dikkat çekiyor. Borsa yazarı boğa piyasasına karşı çıkanların 5 temel korkusu olduğuna dikkat çekti ve bu endişelerinde yanıldıklarını söyledi. Zira Brush’a göre borsalar herhangi bir zamanda bir düzeltme (%10’luk bir düşüş) yaşayabilir, ancak ufukta bir ayı piyasası (%20 veya daha fazla bir düşüş) olası değil.
1. 2024 resesyon getirecek
Borsalar resesyonlardan nefret eder, dolayısıyla bu boğalar için kötü bir gelişmedir. Deneyimli piyasa guruları Jeffrey Gundlach ve Bob Doll'un bu sonucu tahmin etmesi Brush’a göre biraz ürkütücü. Bu öngörünün dayanağı ise 10 yıllık ABD Hazinesi tahvilleri gibi uzun vadeli menkul kıymetler getirilerinin kısa vadeli varlıklardan daha az getiri sağlaması durumunda oluşan ters getiri eğrisi. Bu gelişme ABD’deki resesyonların nispeten en güvenilir tahmin göstergesi olarak kabul ediliyor.
Ancak gösterge bu sefer yanılıyor olabilir. Brush ters getiri eğrisinin resesyonu göstermesinin sebebi olarak parasal sıkılaşmanın kredi sıkışmasına sebep olacağını tahmin etmesini gösterdi. Zira bu hem ekonominin hem de hisse senetlerinin dibe vurmasını beraberinde getiren bir finansal kriz anlamına geliyor.
Borsa yazarına göreyse bu tür bir finansal krizi ABD ekonomisi çoktan yaşadı. Söz konusu kriz 2023’ün ilk yarısında bölgesel bankacılık sektöründeki mini erimeydi. Bu topyekûn bir kriz değil daha çok bir patinaj gibi hissettirdi, çünkü ABD Merkez Bankası (FED) devreye girdi. FED, bankalar için oluşturduğu vadeli fonlama programıyla ABD bankalarına likidite akıttı. Resesyon beklentisi ise piyasaların büyük bir kısmı için geride kaldı.
Bu arada, piyasa faiz oranlarının düşmesi de kredi sistemi üzerindeki baskıyı azalttı. Düşen faizler aynı zamanda bir ekonomik teşvik niteliğindedir. FED’in yakın zamanda bu eğilimi sürdürmesi ve politika faiz oranlarını düşürmesi de bekleniyor.
Moody's Analytics'in Baş Ekonomisti Mark Zandi, kredilerin daralması dışında, asıl izlenmesi gereken göstergenin ticari faaliyetler olduğunu belirtiyor ve "İşletmeler, bordroları ve yatırımları dizginlerken sorun sinyali paylaşan ilk unsurlardır" diyor. Zira kredi sıkışıklığı bir yandan tüketici duyarlılığını baltalarken diğer yandan da zayıflayan talep ve işten çıkarma risklerinden oluşan bir kısır döngünün ortaya çıkmasına da sebep olabilir.
Zandi şu anda buna dair bir işaret olmadığını da belirtiyor. Baş ekonomist, "İşletmeler, çalışanları işten çıkarmayı ve yatırımlarını dizginlemeyi reddetme konusunda kararlı olmayı sürdürüyor. Ekonomi iyi performans göstermeye devam ediyor ve işsizlikte artış olmadan enflasyon geriledikçe beklentiler iyileşiyor” ifadelerini kullandı.
Dahası, ABD, yeni teknoloji ve ekipmana yapılan artan iş yatırımları nedeniyle devam edecek bir üretkenlik patlamasının ortasında. Daha yüksek işçi üretkenliği, kârı artırır ve şirketlerin fiyatları artırma baskısını ortadan kaldırır.
Ayrıca, ekonomilerin genellikle iktidardaki siyasi partinin seçim yılı harcamalarından yararlandığını da unutmamak gerekiyor.
2. Tasarrufların düşmesiyle tüketici harcamaları azalıyor
ABD ekonomisi tüketiciler tarafından yönlendirilir. Dolayısıyla Kovid dönemi tasarruflarının tükenmesi gerçekten de ABD ekonomisi için iyi olmayacaktır.
Ancak böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi beklenmiyor. Bank of America Rkonomisti Michael Gapen, "Pandemi sonrası işgücüne katılımdaki artış, toplam çalışma saatlerinde bir artışa yol açtı ve harcanabilir gelirdeki büyümeyi destekledi" diyor.
ABD istihdamı yüksek kalmaya ve işsizlik maaşı başvuruları düşmeye devam ediyor. William Blair Ekonomisti Richard De Chazal 13 Ocak’ta sona eren haftada işsizlik maaşı başvurularının bir yıldan fazla bir sürenin en düşük seviyesine ulaştığını gösterdi. Diğer bir deyişle tüketiciler işlerini kaybedene kadar harcamaya devam etme eğiliminde olacaklar.
Yardeni Research’ten Ed Yardeni tüketici harcamalarını destekleyen diğer faktörler olduğunu da söylüyor. Yardeni baby boomer neslinin emekli olmasıyla 75 trilyon dolarlık net servetlerini harcayacaklarını veya mirasçılarına aktaracaklarını belirtti. ABD’li ev sahiplerinin yaklaşık %40’ının mortgage borcu bulunmuyor ve geri kalanların çoğu da rekor derecede düşük mortgage faizlerine kilitlenmiş durumdalar.
Yardeni araştırma firması tarafından izlenen “sefalet endeksi”nde işsizlik oranı ile enflasyonu birlikte hesaplıyor. Endeks aralık ayında %7,1’e düştü ve %9 olan tarihsel ortalamasının oldukça aşağısına geriledi. Michigan Üniversitesi’nin tüketici duyarlılığı endeksi de aralık ayındaki %69,4’ten %78,8’e yükseldi.
3. Enflasyon geri dönecek
Tıpkı savaş komutanları gibi piyasaların ayıları da genellikle son savaşın henüz yapılmadığını düşünme hatasına düşerler. Bu ayın başlarında aralık ayı enflasyonunun güçlendiğini öğrendiğimizde, ayıların enflasyonun o kadar da geçici olmayabileceği yönündeki iddiası da desteklendi.
Ancak enflasyon düşmeye devam edecek. Bunun birinci sebebi tarihsel veriler. Enflasyonun bir kez düşmeye başladığında yükseldiği kadar hızlı düşme eğilimi olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda fiyat artışlarına yönelik oldukça fazla doğal düşüş baskısı uygulayan gelişme de söz konusu. Çin ve Avrupa ekonomilerindeki zayıflıktan muzdarip. Bu bölgelerden gelen talebin azalması petrol fiyatları ve mal fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Yardeni, “Çin ABD’ye ve dünyanın geri kalanına deflasyon ihraç etmeyi sürdürüyor” dedi.
Zandi, kiralık boşluk oranlarının arttığını ve bunun kira üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu söylüyor. Barınma maliyetlerinin enflasyonun en önemli kalemlerinden biri olduğunu da hatırlamakta fayda var.
Tüm bu gelişmelerde hisse senedi yatırımcıları için gizli bir hediye de mevcut: Düşen enflasyonun nakit getirilerini aşağı çekiyor. Bank of America Stratejisti Savita Subramanian, bunun tarihsel olarak nakitten hisse senetlerine daha fazla para geçişini sağladığını söylüyor. Para piyasası fonları 6 trilyon dolarlık rekor bir nakit paraya sahip. Subramanian "Hem kurumsal hem de bireysel yatırımcılar yüksek nakit seviyelerinde" diyor.
4. Yatırımcı duyarlığı çok yükseldi, piyasalar savunmasız
Yatırımcı duyarlılığı çok yükseldiğinde, piyasalar tam tersine geri çekilmelere karşı savunmasız hale gelir. Ancak MW yazarı Brush bunun olmadığını düşünüyor. Borsa uzmanı Bank of America’nın quant analistlerinin raporuna dikkat çekti.
Hisse senedi yatırım fonlarında nakit, ortalamanın üzerinde bir standart sapma seviyesinde. Bu yüksek bir yatırımcı duyarlılığı değil. Hedge fonlarının tercih ettikleri hisse senetlerine yatırım yapması tarihin en düşük seviyelere yakın. Yatırım fonlarının temel tüketici ürünlerine maruz kalması, 2022'nin başına göre yüzde 8 puan daha yüksek olmaya devam ediyor. Tüketici tercihleri sektörüne yatırım yapma oranı ise yüzde 4 puan daha düşük. Özel sermaye fonları da gereken ateş gücüne sahip. Hanelerin pandemi öncesi 13 trilyon dolar, şimdiyse 18 trilyon dolar nakit birikimi bulunuyor.
Satış tarafı stratejistleri de aynı derecede temkinli. Bank of America, stratejistlerin portföyler için tavsiye ettiği hisse senetlerine dayalı bir satış göstergesin izliyor. Bu gösterge, 15 yıllık ortalamaya paralel olarak nötr seviyede kaldı. S&P 500 Endeksi, göstergenin bu seviyede kalmasının ardından, sonraki 12 ay içinde genellikle %13,5 yükseliyor. BofA stratejistleri, "Pik resesyon korkuları muhtemelen geride kaldı. Ancak alınan pozisyonlar hâlâ açgözlülükten çok korkuyu yansıtıyor" diyerek açıklamasını sonlandırdı.
5. Orta Doğu’daki savaş nedeniyle petrol fiyatları yükseliyor
Yüksek petrol fiyatları, benzin fiyatlarını yükselterek tüketicileri sıkıştırıyor ve şirket kârlarını vuruyor. Orta Doğu'daki çatışmanın petrol nakliye yollarını kapatıp kapatmayacağını ve petrol fiyatlarının yükselmesine yol açıp açmayacağını tahmin etmek mümkün değil. Ancak öyle olsaydı, bir resesyon yaratması için kesintinin uzun süre devam etmesi gerekirdi. Petrol fiyatları, Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından altı ay boyunca 100 doların üzerinde kaldı ve herhangi bir resesyon yaşanmadı.
Bu arada, Çin'deki zayıf ekonomi ve rekor ABD üretimi gibi güçler, petrol üzerindeki yukarı yönlü fiyat baskısını sınırlamaya devam ediyor. Hatta bazı analistler, Angola'nın petrol kartelinden yeni ayrıldığı göz önüne alındığında, OPEC+'ın üretim limitlerine ne kadar süre bağlı kalacağını sorguluyor.
Fed Mart ayında ilk faiz indirimi için kapıyı açık tutacak
Wall Street rallisinin yükünü teknoloji sektörü çekiyor
AB’nin LNG ithalatı 8 ayın zirvesinde
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.
borsaningundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.borsaningundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.borsaningundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur.
BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.
borsaningundemi.com verilerin sekansı, doğruluğu ve tamliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıkar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulaşması, yanlış olması veri yayın sistemindeki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerden oluşan herhangi bir zarardan borsaningundemi.com sorumlu degildir. BİST, verinin sekansı, doğruluğu ve tamlığı konusunda herhangi bir garanti vermez. Veri yayınında oluşabilecek aksaklıklar, verinin ulaşmaması, gecikmesi, eksik ulaşması, yanlış olması, veri yayın sistemindeki performansın düşmesi veya kesintili olması gibi hallerde Alıcı, Alt Alıcı ve/veya kullanıcılarda oluşabilecek herhangi bir zarardan BİST sorumlu değildir.
Finansal veriler aracılığıyla sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir. Son güncelleme saati (03:27)